tesettür giyim ve balkanlar bilgisi

tesettür giyim ve balkanlar bilgisi

 OsmanlIların Arnavutluk’a gelmeden önce, ilk kez 1337 yılında Bizans imparatoru 111. Andronikos'un müttefiki olarak Aydınoğlu Umur Bey, iki bin kiplik bir kuvvetle bölgeye gelmiştir. 1355'te Sırp krallı Stefan Duşan’ın ölmesi ile Arnavutluk'taki Sırp baskısı sona ermiştir. On yıl içerisinde bütün Arnavutluk topraklarında bazısı Arnavut bazısı da Sırp kökenli feodal beyler müstakil küçük prenslikler haline dönüştürerek birbirleriyle mücadeleye giriştiler, Feodal beyler arasındaki mücadeleler, OsmanlIlara bölgede etkin olma imkânı tanımış-br.Orta Arnavutluk'ta hâkim olan Karlo Thopia, Kuzey Arnavutluğa hâkim olan Sııp II.tesettür giyim Balşa ile olan mücadelesinde yardım etmesi için OsmanlIlara müracaat
etmiştir. Sultan I. Murad bu teklifini uygun görmüş ve Thopia'ya yardım miktar kuvvet göndermiştir. 1385'de Viyosse nehri üzerinde gerçekleşen'^"
ta II. Balşa mağlup olmuştur. Balşa’nın, OsmanlIların yardımı ile yeıiiiinN hayatını kaybetmesi, Arnavutluk’taki Osmanlı hâkimiyetinin başlangıcı ^ kabul edilmektedir. Nitekim Viyosse savaşından kısa bir süre sonra be||*'^^ İl feodal beyler; Balşa'lar, Thopia'lar, Dukakin'ler, Coia Zaccaria'lar,
ise mahalli beyler, oğullarını Osmanlı sarayına göndermek, ihtiyaç durumı, yardımcı kuvvet olarak Osmanlı ordusuna yardım etmek ve yıllık haraç gibi şartları yerine getirmişlerdir.
OsmanlIların, Arnavutluk’ta hâkim unsur olarak ön plana çıkması Venedi];' tepkisine yol açmıştır. Venedik’in denizaşırı ticaretleri için Adriyatik sahili Idj layısıyla Arnavutluk havalisi hayati öneme sahipti. Ne var ki bölgede Osma^ı varlığı kısa zamanda Venedik’! rahatsız etmişti.
Osmanlı ordusunun 1388 yılında Ploşnik’te ağır bir yenilgi alması bajtj Sırplar olmak üzere Boşnak, Macar, Eflak ve Arnavut feodal beylerini harefeij geçirmiştir. Osmanlı tehlikesini sona erdirmek ve Balkanlardaki varlığına so, vermek için 1389’da Kosova ovasında yapılan savaşta, müttefikler ağır yeniig almışlardır. Dolayısıyla OsmanlIlara karşı bu kuvvetlerin bertaraf edilmesi ı|f Arnavutluk’taki Osmanlı idaresi de devam etmiştir.
Kosova Savaşı ve Bayezid’in cülusundan sonra Anadolu Beylikleri ile olan mücadelelerden ötürü Arnavutluk’taki faaliyetler 1394 yılına kadar sarkmıştu Gerçi Üsküp’te bulunan uçbeyi Paşa-Yiğit, Arnavutluk’taki mahalli beylere aksılarda bulunarak itaatleri sağlamıştır. 1394’den itibaren Arnavutluk'ta Osmanlı fetih politikasının ikinci aşamasına geçilmiştir. Devlet, bu aşamada bölgeyi doğrudan doğruya kendi kontrolü altına alarak Osmanlı memleketi olarak haline getirmeye çalışmıştır. Bu aşamada, Kanina ve Ergiri etrafındaki mahalli feodal beyler kovulmuştur. Ergirikasrı havalisine yerleşen Osmanlı kuvvetleriburayıuç merkezi haline getirmişlerdir.
1402 yılında Ankara Savaşı’ndan OsmanlIların mağlup çıkmaları üzerine Arnavutluk’taki feodal beyler, bağımsız olarak hareket etmişlerdi. Fırsattan istifade eden Venedik ise feodal beyleri himayesi altına almıştır. Bu süreçte Semeni ve onun bir kolu olan Devoll vadisinde başkentleri Berat olan Muzaki'ler, daba güneyde Thopia’ların akrabası olan Araniti Comnenus, Viyosse havzasını kontrol etmekteydiler. Bir dönemin önemli ismi Zenebissi’ler ise Korfu adası karşısındaki topraklarının büyük bir kısmını Venedik’e kaptırmışlardı. Mahalli beylerin bu kayıtsız tavırlarına karşılık olarak uç-beyi Paşa Yiğit bölgeye şiddetli
jlunlardüzenlemiştir. Venedik'e teslim olmak istemeyen beyler ise OsmanlIlarla anlaşarak hiç olmazsa topraklarım ve itibarlarını kurtarmayı kendileri için daha uygun görmüşlerdir.
tesettür giyim Sultan I. Mehmed’in idareyi ele alarak kargaşa ortamını sona erdirmesi İle ikinci defa Arnavutluk'taki fetih hareketleri başladı. Güney Arnavutluk’ta Musachia, Işkumbi ve Devolli ve Osumi havzalarını ele geçirildiği gibi önemli şehirlerden Berat, Avlonya, Kanina ve Ergirikasrı fethedildi. Bölgenin coğrafi konumundan ötürü Venedikliler yapılan savaşta OsmanlIlar galip geldi ve Arnavutluk’ta etkin bir pozisyona gelerek Arvanid-ili (Arnavut-ili) adıyla bilinen sancağı kurdu-lar(1415-1417). Osmanlı fetihlerinin ülkeye getirdiği yeni durum, bölgeye ait tah-rirdefterinin ihtiva ettiği ayrıntılı kayıtlardan anlaşılmaktadır. 1416’lara ait kayıtlarda muhtelif bölgelerde tabi olan feodal ailelerin reisleri zikredilmiştir. Bunlar arasında; Yuvan-ili, Balşa-ili, Gionomaymo-ili, Pavlo Kurtik-ili, Kondo Miho-ili, Zenebiş-ili gibi bazı bölge adlan bulunmaktaydı. Timar verilen aileler genellikle Hıristiyan olup timara sahip olmaları için İslâmiyet’i kabul etmek zorunda değillerdi. Bölgedeki Türk nüfusu daha ziyade askerî ve dinî görevlilerden oluşuyordu. Tûrklerden timar sahibi olanların sayısı 800 kadardı. Arvanid sancak beyinin sancak merkezi Ergiri Kasrı olup her vilâyet merkezinde bir kadı ve subaşı vardı.
OsmanlIların bölgede yaptığı en önemli değişikliklerden biri, ziraat arazisinin devlete mal edilerek şahıslara timar olarak dağıtılmasıydı. Böylece önceleri beylere bağımlı olan halk yeni idarede kendini devlete bağlı görmüştür. Mahalli beylerle ayrı ayrı uzlaşılarak eskiden beri sahip oldukları topraklar üzerinde timar sahipleri olarak bırakılmışlardır. Gerçi bu uygulamadan hoşnut olmayanlar ise Venedik’in kışkırtmasıyla isyan etmişlerdir. Nitekim 1423’deAraniti ve Kastriota aileleri isyan etmişlerse de Evrenosoğlu İsa Bey, isyanı bastırarak mahalli beyleri itaat altına almıştır.
Arnavutluk’taki Osmanlı hâkimiyeti Sultan II. Murad zamanında daha yaygın bir hale gelmiştir. Yanya’nın alınmasından (1430] sonra yeni bir arazi ve nüfus tahririnin yapılmış olması (1432], Arnavutluk’taki Osmanlı İdaresinin kontrolünün arttığını göstermektedir. OsmanlIlar, bölgenin doğrudan kontrolünü sağlayarak timar sisteminin uygulamışlardır. Timar sisteminin tatbiki birtakım so-mniarına neden olmuştur. Küçük soylular kazanmışsa da büyük feodal beylerin hücumlarını engellenememiştir. Büyük feodal beylerin timar sisteminde kayıp-lanfazla olmuş ve fırsatını bulur bulmaz isyan etmişlerdir. Nitekim Viyosse havzasında Avlonya, Kanina, Kermenika, Katafigo, Mokra havalisine egemen olan Araniti, tahrir sonrasında topraklarının bir kısmı başkalarına tahsis olunduğundan fakirleşmiştir, Bu duruma çözüm bulması için Edirne’ye kadar gelmişse de bir netice elde edememiştir. Bunun üzerine OsmanlIlara karşı isyan bayrağı açan Aıaniti, kendisi gibi memnun olmayan beylerin de desteği ile harekete geçerek Yıprakları üzerindeki timar tasarruf eden sipahileri katletmiştir. İsyanı bastır-tesettür giyim