tesettür ve felsefe bilgiler

tesettür ve felsefe bilgiler

 tesettür dediki olguları yaşarken eylemini. \t>rumunu kendisi belirleyecektir. Soz-^ bir totem bir bu>ü gibi tamamen yabancı bir yapıyla da karşılaşabile-^alan yorumcu mcNcut, sağlam bilgilerini (kalıplan) bir kenara bırakıp ,ıilın‘paranteze alıp*) o yapının içine girecek ve onun koşullannı yaşaya-j^onun havasım soluyacaktır,tesettür yani olabildiğince özgür olacaktır bu yaşan-
Bu “nasıl yaşamalıyız?” sorusuyla gündeme gelen Hermeneutik kavra-tarihsellikle birlikte aslında insanın yanlızca aklıyla değil aynı tinsellikle öe (bütünsel olara) değerlendirilmesi gerekliliği vurgulanmaktadır. )Wıey’ a göre; Yeni çağın bilgi kuramında bilen özne her türlü psikolojik ıdanhscl kimliğinden yalıtılmış bir akıl varlığıdır. Oysa akıl sahibi olma ■ıgöre insanın total kimliğinin belli bir yanıdır. Ve bu yan total kimlikten m olarak sıynlabilen kendi başına “an" olarak duran bir şey olarak duşü-•kmez asla... İnsanın total kimliği ise, tarihsel olarak oluşan bir şeydir ve »ani toplumsa olan her şeyi içermesi bakımından yaşama tinsellikten başta bir şey değildir.
Yine Heidcgger insanın v'aşama ilkesinin temelinde aslında evreni değil tendi olanaklannı ve ürünlerini yorumlamak ve anlamak olduğunu ileri ■irer: insan evreni değil kendi tarihi içinde kendini anlamaktadır, kısacası »san hermeneutik yapmaktadır. Günümüzün Hermeneutik felsefesi Gadanıerle birlikte büyük ölçüde Dillhey’deki tarihselcilikten hareket ederek theoria-hisloria karşıtlığını açma denemesini sürdürmektedir. Gâdamer’c göre; temel eylem olan yorumsama ile insan bilimlerine olduğu |ibi doğa bilimlerine de nüfuz edebiliriz. Lyotard’a göre de bilgi, hatta genelde bilim öğrenime indirgenemez.
Bernstein objektivizm (nesnelcilik) ile rölalivizmin (görecelik) ardına geçebilmemizi sağlayacak yöntemin; özgürlük, diyalc^. yargı gibi unsurlarla bir arada anlamlı olabilen hermeneutik yani kısaca eylem olduğunu ileri sürer. Bersntein’in eserinde sözeitiği pratikscl söylem (pratical discource) iletişimsel bir eylem olup bu olgu, bireyi anlamaya, sosyal etkileşime, eşitlik ve prup bilincine götürerek bireylerin birbirlerini anlamalarını ve etkilemelerini sağlar. Böyle bir söyleşi ve iletişim ortamında bireyler hem özgürlüklerini duyumsayacaklar hem de birtıirlcrine saygı göstereceklerdir.tesettür Çünkü iletişim eylemi anlamaya götüren sv'isyal bir etkileşim yoludur.
Hu etkileşim ve iletişimle belki de dünyanın absürdlüğü ortaya kon çaktır ki A. C’amus’ye göre “absürd ve ölüm koordinatları insana buynk b, özgürlük olanağı sağlar. Varlığın özü absürd olarak kavranınca bütün varlık dünyasını örten mantıksal örtü yırtılır... O kadar ki mantık dahi çift değerli (doğru-yanlış) mantık olmaktan çıkar, doğru ile yanlış arasında bir değer daha oluşur ki bu da absürd’dür” .
Bernstein’deki objektivizm ile rölativizmin ardına geçme yöntemi olan hcrmcncutik, postmodernizmdeki aşırı uçlara takılmadan ya bu ya öteki değil de “hem bu hem öteki” yargısıyla örtüşmekledir. Hermeneutikte del cxtremleri kabul etmeyip, tek tek durumları, olguları yaşayarak bunlarınj doğrusuna ulaşmak söz konusudur.
Hermeneutik, Bernstcın'a göre relativizm ile objektivizmin arkasındaki hatta bu olguları aşan bir bilgilenme; bilgi yorumlama yöntemidir. Evrensel bilgilerin varlığına rağmen tek tek özel durumları; bilgileri anlama yöntemi olan hermeneutikde bu özel durumların; olguların içine absorbe olup onları yaşamak, onlarla bir tür etkileşim içine girmek gerekmektedir.
Bir önermeye (bilgiye) kendisini doğrulayacak herhangi bir dayanak bulmak;tesettür temel koymak ya da bu bilgiyi belli nedenler ve gerekçelerle doğruı lamak demek olan temellendirme yöntemi bilimlerin sıkça başvurduğu doğ rulama; ispatlama yöntemlerinden biridir. Felsefede de temellendirme yapı ır. Sözgelimi Platon bir çok diyaloğunda bazı savlarını temellendirmek içir niloslara başvurur. Örneğin "Protagoras" diyaloğunda tüm insanların siya etle ilgili doğruluk, utanma, adalet, öl-çülülük gibi erdemlerden pay aldığı 1 ve bu erdemlerin öğretilebileceğini temellendirmek için Prometheus mi 5sunu anlatır. Platon çoğu kez rasyonel temellendirme bazen de mitosi ayalı temcilendirmeler yapar, örneğin; "Menon" Diyaloğunda insanın ara^ rma ve öğrenme imkanının her zaman olacağını; on kitaptan oluşan "Des t" adlı diyaloğunda iyi yaşamı seçebilmek ve mutlu olmak için bilgiyle ya mak gerektiğini; "Gorgias" diyaloğunda da haksızlığa uğramaktan ço ksızlık etmemenin önemli olduğunu birer mitos anlatarak temellendii îktedir.
İşte hermeneutik; bu temellendirme yönteminin tersine genel (evret ) doğruların, sağlam; sarsılmaz temellerin peşinde olmadan, tek tek bilg in; olguların içine girip özgürce onların
ıtçı^an {-rt modernlik >'-.»e\ıği allelmckteyi?.. Sözgelimi IS.yy Rooe-»toemme Çin'ce modern vs'vlır ya da IddU’ların Türkiye’si 1980’lcruı lirkııtsi'nAaıdıha modemviu denilebilmektedir.
.Vnc* r*ı|rsel çi/gi içinde ortaçağdan sonraki çağlan modem olarak «deme cî*mı de vardır, Bunun da nedeni insanın Ortaçağda yüklendiği W kulha şorevini mo>dera çağlarda bırakıp kendini; rasyonalitesim ■BkcK İten bilimin, bıUnasel düşüncenin, pozitivizmin yaşamın tum kıimsa aüius etmesidir Modem, radikal bir değişimden sonra onaya
■dtamtev' sözgelimi ianmsal dıınyamn yerini endüstriyel, sanayilcş-B|bır moûETB dunva ahneşt». NUnlem olmak; düne ait olmayan ve başka *mcııdek de alınması gereken blı dünyada yaşamak demektir. Modem «(Urdâ. v'lan ılışkacno çvi/vılmesi, kıtalar ar.ısı iletişimi sağlavıcak w<tan»ı»'^l.ı>nı.iM. yem yaşam biçimlerinin oluşturulması lıedefletımiş-İB Avdteaaau düşüncesi aerlenıo bkrine kucak açarken her şeyde aklı ifMnfalank ınvmlan, kaderci vuklaşımdan kurtatm.ık istemiş vc bıUm-«I. Uktee!. teknik vt eadustrivri dev-kültür bitıkmııni gündelik \aş-««t «Hmktfjmek «dma kmHanmak tstemişdir. Dünvaiım, inNamn. abUksal telemrata kunmlaiın doğruluğunun ve hatta ınsamn nmtluluğumm anla-pi«ı—g ağama ışU">y*İE^tniştu
-Modem dâoemiCFde a>ama aşama her alan kurumsallaştırıldı; bilim, ahlak \r saaal yaşan dünyasından kopmuş, özerk, otoriter alanlar durumuna getirildi- Otaçağd» Tannnın. dinin kulluğunda olan insan bu sefer de modem çağm yûceltî'ğı oiculann. otoritelerin kulluğuna soyunmuş oldu.
Modem fefefeye göre: bilgiden kuşku duyulmaz, bilgi toplamlara ve zamana röıe değış~c’ ^temelcilik). Önermenin betimlediği olgu gerçekten var ise önerme doğru yoksa önerme yanlıştır (tekabülcülük). Dildeki sözcükler dilden bağtmsü olarak algılanan nesneleri adlandırır: sözcüğün adlandırdığı nesne onun anlamıdır (temsilcilik).
Modem felsefe denince. Dcscartcs ile başlayan Aydınlanma’dan geçerek Kanı'a \r oradan mantıkçı pozitivizme gelen bir düşünce zinciri anlaşılır. Donem olarak 1“ yy’dan 20. yy’ın ilk yarısına kadar olan süreyi kapsar.tesettür sundu.