tesettür ve felsefe bilgilerimiz
tesettür diyokri Ortaçağda papazın yerini modern çağda bilim adamı almıştır. O artık ussallığın temsilcisidin ön yargılardan kaçman dogmatikliğe saplanmayar kişidir.Modenuzmde bilim bilgisinin kültür ve gelenekten bağımsız ve öznel likten arınmış olduğuna inanılır. Bu bilgi kişiden kişiye, toplumdan topluma /a da kültürden kültüre değişmez:tesettür Nesnel ve evrenseldir.
19. yy. modem izinin bir dönüşüm noktasıdır. Kıta Avrupası’ndan başla arak yükselen kapitalizm. 19. yy’da sanayi devrimi ile beraber hem olgun işmiş hem de yeni bir aşamaya girmiştir. Bunun en önemli belirtisi sanayi şmiş kent topiumunun ortaya çıkmasıdır. Kapitalizmin merkez ülkeler 'asında Batı .Avrupa ve Kuzey Amerika’yı örnek gösterebiliriz. Modern çai limin ve aklın temelleri üzerinde yükselmiştir. Ancak niodernizm berabe îde bir lakım sorunsal olguları da getirmiştir. Sözgelimi silah teknolojisi tı ortaya çıkardığı yıkım, yine aynı şekilde doğa unsurları üzerinde yapılaı nyasal denemeler ekolojik dengeyi bozmuştur. Teknolojik alandaki dev iler insanlığa çok yararlı olsa da olumsuz sonuçlar da doğurmuştur. Kapi İst sistem içerisinde kendini gösteren sömürüye karşı sosyalist söylemle rrnatif olarak görülmekle birlikte sosyalist sistemin çöküşe geçmesiyit Mtalizm egemenliğini sürdürmüştür. İşte bu noktada
jıı ile ıleııye nilmcnin iyiye ulaşmanın olanaksızlığını savunurlar. ^ı^.,ııı/ıııı elcşiirirken Hiroşima’ya ya da Auschwiiz’e gönderme ^y'y^ götürmediğini ileri sürmektedirler.
,lıl loynlH'C "Hir Tarih İncelemesi” adlı eserinde modern dönemin Sıva^ı’yli' ediğini bundan sonraki düzenin post modern dö-4İUİ»'"' söyleyerek ilk kez post modern sözcüğünden bahsetmiştir, ^r^/niyüğeılık, yenilikçilik, demektir. Postmodernizm ise modern son-^>ıKnulemcklir. Yani bazı kalıpların aşılacağını ima etmektedir.
î(«ınn'iicıni/m aslında A.B.D asıllıdır. Ancak temelleri Kıta ^n'mi.ııln Düşünsek kökenlerini Nietszhe ve Heidegger’e dayandıra-ji OiHİıın sonra Baudillard, Lyotard, Foucault gibi post modem düşü-an yapısaleılığını gösterebiliriz. Post modernizm bunla birlikte gerek »(.'Kİaıı gerekse düşünsel açıdan eleştirilere uğramıştır. Frederic ; -Mn, po-sl modernizmi kapitalist bir gelişme, dünya ölçeğinde bir ege-unsur olarak görmüş. Kapitalist alanlarda kendini sanat ve mimaride :‘Iİ!(mı söylemiştir.
İler nc kadar eleştirilere maruz kalsa da, post modernizm; eski aşama-cîF^ıı her şeyin bittiğini, kuram, ideoloji, insancılık gibi eğilimlerin son riiiıınu oııe sürmektedir. Bireyin özgürlüğünü kısıtlayan her şey redde-"z-ktedır.
"Postmodernizm tartışmaları belli başlı üç yaklaşımdan kaynaklanmaktadır:
1. İçinde gelecek kcstirimlcri de olan yeni durum ya da aşama saptamalarıdır, insanı ve toplumu belli bir tarihsellik içinde açıklamak iddiasında olan kuramların açık ya da dolaylı olarak ifade edilmiş bir gelecek kestirim-eri bulunmaktadır Bu tip postmodern çözümlemeler çoklukla teknolojik »elişme değişkenini esas almışlardır. Sözgelimi, Baııdrillard'ın çö-ümlemelerinde* teknolojik gelişme toplumların geleceğini belirleyen ana leğişkendir. Yine Amerikalı toplum bilimci DanielBell "İdeolojilerin Sonu" idil kitabında, teknolojik gelişmelerden hareketle yalan bir gelecekte sosya-izm, liberalizm gibi ideolojilerin anlam ve etkisini yitireceğini,tesettür teknolojik elişmeyi yakalayan toplumların benzer yapı ve kültüre sahip olacağını ileri irer.
incelikle İkinci Dünya Savaşı ve Sonrası Nazi rejiminin sebep olduğu el kıyımlar; sonraları soğuk savaş yıllarında süper güçler ara.sı silah nın yarainğı nükleer tehdit ve top yekûn yol^^korkusu. Batı ins " Hatı kültür ve uygarlığına özellikle endüstJ^^jjU^ile ortaya atıl
2.Postmodernizm çözümlemelerine kaynaklık eden ikinci yaklaşım-r, kültür ve sanatsal estetik alanında ortaya çıkmıştır. Postmodernizm lygm ve etkin biçimde 1960'h yıllarda sanat çevrelerinde kullanılmaya ışlanmış. Özellikle New York'taki sanat tartışmalarında bu yıllarda artık ni bir estetik anlayışına gerek duyulmuştur.
3.Postmodernizm söyleminin üçüncü kaynağı; bilime ve bilgiye yak-ımlann radikal bir kritiği ya da başka deyişle epistemolojiyim sorgu-iması olmuştur. Postmodern eleştiri ve sorgulamaların düğüm noktasını I bu olgu oluşturmaktadır.
Postmodernizmin, Aydınlanma çağıyla gündeme oturan modernizmin [i; bilim anlayışına getirdiği eleştiriler dolayısıyla bu düşünceyi yaratan ullar şu şekilde özetlenebilir; aydınlanma çağı bilime, akla duyduğu son-güven dolayısıyla bilim aracılığıyla insanların her sorununu çözmeyi ta onlara yeıyüzünde bir cennet kurmayı vadetmiş ama birçok gelişmeye nen açlık, savaş, yoksulluk, baskılar gibi sorunlar aşılamamış yani bilim derde deva bir olgu haline gelememiştir. Bu da akla, bilime uygarlığa bir nsizlik oluşturmuştur. Gerçi bu eleştiriler II. dünya savaşı öncesi önem-TtsiJcileri Horkheimer, Adorno ve Marcuse olan Frankfurt okulu tara-ın da yapılmıştır, bugün bu okulun en önemli temsilcisi Jurgen îrmas’tır. Habermas; Dile dayalı bir uzlaşımı gündeme getirir. Ona Modernlik hâlâ bitmemiştir; tamamlanmamış bir projedir. Aydınlanma kesintilerle sürmektedir.
^jıpn sürekli daha iyiye doğru gittiği düşünecMuc inançsızlığı gctır-^punun yanısıra bilimdeki gcliijmeler, örneğin “quantum" li/ıginin ^"belirsizlik" kuramı, Einstem in ortaya attığı Rclativite kuranıma <^p|nı” nun ancak belli kofullarda ve de göreceli olarak “doğru” ol-.(|n. kısaca tekno-bilimin bize esTenin bir sistemler karmafasından ^nu ve tüm evrenin durmaksızın genişleyerek yok olmaya doğru söylemesi, “gerçek” tanımını bir kez daha değiştirdiği gibi evrensel l^iğc olan inancı bir kez daha yıkmış, insanın “biyolojik” ve doğal”
0gAi da güvensiz olduğunu vurgulamıştır.
^ Postmodenizmin Tanımı
PcBtmodcrnizm öncelikle evrenin bir kaos olduğunu, bu kaosa bir an-^nrilemeycceğini ve de hiçbir formülle açıklanamavacağını söyler, l-'ğer varsa, evrenin ancak bir parçası için doğru olabilecektir; anlam esrenin ancak bir parçası için geçerli olabilecektir. F.vrenin tümünü ^brmülle açıklamak, yani tek bir anlam bulmak olanaksızdır; çünkü ne ÜKİı ne de evrende, bizi böylesi bir açıklamaya götürecek hiçbir ıp ucu 4tvr.
Postmodernizm, modernizmde görülen gerçeğin insan zihninde, hiç de-pt belli bir bakış açısından kısmen algılanabileceği veya insan zihninin pçc|i gördüğü şekilleri ile yapıtında yansıtabileceği fikrini de yadsır.tesettür Top-i«al düzlemde de bir sistemler karmaşası vardır. Sosyal kurumlar, insanla A|l ırasındaki çatışma sonucu ortaya çıkarlar. Kuuımlaşmak doğal olanı ip. disiplin altına sokmak ve onu sistemleştirmek demektir. Görüldüğü jkıPostmodemizmdc sistemlerin tümüne bir güvensizlik söz konusudur.
0 halde sosyal ve kültürel kurumlar, doğanın kendisinde tartışılmaz. iİTular olarak yoktur. Tüm kurumlar ve onların getirdiği sistem, kavram doğrular kurmacadır. Gerçeklikleri göreceli ve tartışmaya açıktır. Gerçek um, her zaman, insana ancak yorumları ile ulaşmıştır. Doğrunun lanı bi-iMiemcsi veya bilinememesi, sistemlerin kabul edilmesini sağlayan bir iırumdur. Postmodernizmin, özellikle kavramların kurmaca yapısına dik-uti çektiği görülür; çünkü kavramlar, dolayısıyla anlamlar insana ve doğaya ^ancı olan "dil" tarafından yaratılmışlardır. Dilden önce kavram yoktur, «ocak dilin yarattığı anlamlar kurmaca olduklarından, yani sözcükler ile »lamları arasındaki ilişki gelişigüzel ve değişken olduğundan, dil açıklık <ı»|ıi. ancak görecelik getirebilir.tesettür sundu.
