tesettür ve felsefe konu

tesettür ve felsefe konu

 tesettür dediki Bunun sonucunda ise kendimize tanımladığımız kimlik elimizden kayı-veımiştir; toplumsal yaşamın koordinatları sağlam bir zemine oturmayıp kum tanecikleri gibi dağılmıştır. Zaman ve mekan tanımı; bireysel ya da toplu kimlik yaratımı açısından temel bir önem taşımaktadır. Kimliğimizi,
420 I rrtsFFtrAT
sırtmıuı fsınriHlir z*man*mckan koordinatlarına dayanarak tanımlarız; ama bu koordınalUr ka>ıiıçmda ya da güvenilir olma özelliğini yitirdiğinde kim otduğumıUH l»nıınlanıanuı; güçleşir. Çoğunun söylediğinin tersine özne “öintedi'* ama kesinlikle dayanaklarını yitirdi. Dünya olaylarının zaman ve mekanında kayma meydana geldiği ve dünyaya ilişkin konumumuz değiştiği için kimliğimin yeniden kurma arayışı içindeyiz. Uluslararası borsacılığın ve küresel ticaretin hakim olduğu bugünün dünyası,tesettür dünyada üretilen ürünlere ve farklı mekanlara crişebilirliğimizdeki hızlı değişim (kitle turizminin yaygınlaşması, luaklık engelinin kalmaması), modadaki ve yaşam tarzlarındaki değişmeler, insanlann değerleri ve zaman-mekan içinde başkalarıyla kur-dukian ilişkiler gibi temel konularda büyük bir belirsizlik ve kişisel güvensizlik yarattı kı yaşananlann bövlesine yoğunlaşmasına zaman-mekan sıkışması (space-time oorapresion) denilebilir.
İşte Haney e göre postmodemizm bu sıkışmaya duyulan tepkiden ortaya çıkıp; insanlığın kimlik arayışına ilişkin kapsamlı önermeler dizisidir. Hem postmoderaizmin sunduktan hem de postmodernizme yönelik eleştiri-crin bu kadar çeşitlilik göstermesi zaman-mekan ufukları değişen bir dünyadaki kimlik arayışı ile açıklanabilir.tesettür Çünkü kimlik, güvenilir zaman-mekan :oordinatlanna davanılarak tanımlanabilmektedir.
Bu sıkışmadan sıkılaniar, yeni açılımlar sunan postmodernizmle kendi-:rini yeni bir imajla yeniden yaratabilme fırsatını elde ettiler. Ekonomide îvrimci türde girişimcilikten sanattaki benzer yeniliklere dek uzanan yeni ratıcı çabalann ortaya çıkışı bu çabalar içinde yer alanlar açısından kesin-:1e heyecan vericiydi. Bu akımın hem özgürleştirici hem de yeni şeyler îjdcleycn taraflan da vardı. Bu dönemlerde toplumun, mekanın, politika-I, ekolojinin ne olduğuna ilişkin ciddi arayışlar insan çabasının olumlu ılannı kanıtlamıştır.
Post modem İzm in olumsuz yanlan da oldukça güçlüydü, dar anlamda çinicilikle ve parasal değerlerle içli dışlı olması, kültürel üretimin borsa-b/r şubesinden başka bir şey değilmişçesine, geçici olan şeylere bu denli anması, sanki gerçek tarih ve coğrafV’ayı, çoğu kez en ağır şartlar altında nan ve yitirilen hayatların mücadelesi değil de süper market raflarında-etaforlamıışçasına birkaç fikir ve görüntü uğruna talan etmesidir. Yiti-zaman-mekan anlavışımn yerine sahte ve taklitçi bir zaman-mekan IŞI koymaya çabalamış, kültür mirasıyla alay etmiş, dar kapsamlı bir lik politikasına saplanıp kalmıştır. Eklektizmi, kültürel, politik ve top-ıl farklılıklann uzlaştırılması çabalarıyla karıştırmıştır, jodernizmin. farklılığın, çeşitliliğin önemini irdeleyip, dünyayı betim-mi/ dil ve söylem üzerinde önemle kafa yormamız gerektiği üzerinde ısı po/itif yanı olmakla birlikte, farklılıkları üreB||jgimde nasıl bir-^
Vj^Nifitıuıni zayıüaian. hatla bazı yazarlara göre öldüren nitelikle*
' şunlar olmu^^tm. tüketim ekonomisi tarafından benimsenip fv^lmodemizm konusunda bilmeyen akademik tartışmalar; ^ >»ntmaya durmadan geçmişi varolanı tekrarlayıp yıkmaya ça-S>MustcNe oradan da yok olmaya gidişi; iç çelişkileri; yapıtların v'hışu; özellikle medyanın ve tüketim ekonomisinin eline geç* ,<«nışjddei ve çirkinlikle beslenmesi. Rönesans ile birlikte ortaya ıtıM edilen, modenıliği tanımlayan olgular; ilerici ekonomi, ussallık Weber, Vonnies ve Simmel’e göre bunlar modern kapita-ıdeıleiınde onaya çıkan süreçlerdir.
Bell, Slciner gibi düşünürler için p>osl modern kavramı Batı ı'e kapitalİ7.min çöküşünün ya da en azından onlara yönelik teh-etmektedir. Yani kapitalizme alternatif bir çözüm yolu olarak I «çıkmıştır postmodemizm.
^ hı*-François Lyotard '5t, _ .
ksKeodernist bir düşünür olan Lyotard ise, tek bilgi türünün bilimsel k%ı onudığmı, bir de temelini özgürleşim, adalet, mutluluk, haz, yücelik .4 anlatıların oluşturduğu anlatısal bilgilerin olduğunu ileri sûrmek--IUk. Deşünüre göre, bilimsel bilgi, kendisinin dışında kalan bütün bilgi ürteıim yeterlik ve işlerlik ölçülü temelinde değerlendirip bir kenara fırlat-artık bütüncül bir anlatısal bilgi kavramına sahip değiliz. Tıpkı anla-ted bîîginin dayandığı bütüncül bir anlatısal geleneğe sahip olmadığımız Buiün eğilim kurumlan, bu arada üniversiteler bu bilgi türü ve gclene-fcB* «tadan kaldıniması için büyük bir seferberliğe girişmişlerdir. Şimdi , Wgınşunin sonuçlarını yaşamaktayız; trajik ve Ölümcül olsa bile.
İf Lvolard. bilginin doğasının genel dönüşüm bağlamında değişmeksizin qMq|İi eibi kalamayacağına inanır. Bilgiler evrensel değildir. Sürekli değişmektedirler. l’osv modern çağda belki de bilim ulus devletlerin üretim kapa-depolatınd.rki üstünlüklerini kuvvetlendirecek biçimde yapılandırıla-caküi.
Lvolard için dilin esnekliği önemlidir. Önemli olan dili oku\.*nın yorumudur. Bu açıdan nesncUıK farklı farklı kimilerce larklı olarak algılanır Dol*vısı\la tulgimn genel bit söylemini
I.yotard'm anlalısal bilginin temeline koyduğu özgürleşim, mutluluk, haz. yücelik gibi kavramlann her biri insan değerleridir veya Aristoteles'in İfadesiyle insanın erdemleridir etik erdemleridir. Yazarın bilimsel bilginin karşısına koyduğu anlatısal bilgi, değerdir aslında; çünkü düşüncesinin temelinde bilgi-değcr ilişkisi, maddesel/tinsel bilgi karşıtlığı yatmaktadır Skolimovvski gibi I.yotard'm da kaygısı, merkeze bilimsel bilgilerin alınmasıyla tinsel değerlere gereken önemin verilmemesi, hatta yaşamdan değerlerin silinmesi ve I.yotard'a göre üstelik buna da eğitim kurumlanım aracı olmasıdır.
I.yotard'a göre postmodern bilgi, otoritelerin basit bir aracı değildir Farklılıklara olan duyarlılığımızı oluşturmakta, karşılaştırılamazlığı ho^ görme yetimizi pekiştirmektedir. İlkesi uzmanın "homolojisi" (yapı, değer veya durum itibariyle aynı olan) değil, yenilikçinin "paralojisidir"' (mantığa aykırı düşünüş).
Bilginin kazanımının, zihinlerin, hatta bireylerin yetiştirilmesi sü recinden ayrılamayacağı hakkındaki eski ilkenin modası geçmektedir v£ bundan sonra daha da geçecektir. Herkesçe bilinen önermeler yanıltıcıdır Bilimsel bilginin bütünlüğünü temsil eünez, başka tür bir bilgiye ilave ola rak. onunla rekabet ya da çatışma içinde bilgi biçimi olarak varolmuştur Lyotard, anlatısal ve bilimsel bilgi farkını, bunların bağlı oldukları ölçütleı düzlemine dayanarak da açıklar; ona göre geçerli ölçütlerin farklılığmdar dolayı, anlatısal bilgi temelinde bilimsel bilginin, bilimsel bilgi temelinde de anlatısal bilginin geçerliliğini ve varlığını yargılamak mümkün değildir.tesettür sundu.